Döviz Piyasasında Nasıl İşlem Yapılır: Yeni Başlayanlar İçin Alım Satım Rehberi

Son Güncelleme: 23 Ağustos 2021

Okuma süresi: 15 dakika
Seviye: başlangıç

 

Içerik

 
Yeni başlayan trader için döviz piyasasında yatırıma başlamak en iyisidir. George Soros, Andrew Krieger, Bill Lipschutz ve euro, dolar ve yen alım satımı üzerinde kazanan diğer milyonerlerler olarak bu konuda hemfikir.

Ancak önceden karınızı saymak için acele etmeyin. Dile getirilmeyen bir kurala göre; istediğinizi elde etmek için önce onun karşılığında bir şey vermelisiniz.

Başka bir deyişle, hayat yatırımı sever. İşlemler de aynı.

Bu nedenle, kazançlara giden yolda ilk yatırımınız (ve bu arada oldukça yaratıcı bir çalışma) bu makaleyi gözden geçirmek olacaktır.

Başlayalım mı?

 

Bölüm 1: Neden Herkes Dövizleri Seviyor?

Bunun mantıklı 3 nedeni var:

1. **Zengin piyasası

Döviz piyasasında günlük işlem hacmi 5,5 trilyon dolar. Bu rakamı zihninizde canlandırabiliyor musunuz?

5.000.000.000.000$

Para piyasasına dünyanın her yerinden para akar:

  • Wall Street’teki Bankacılarından
  • Merkez bankalarından
  • Hesaplarında bir milyon dolardan fazla olan “büyük” yatırımcılardan

Bunlar döviz piyasasındaki alıcılar ve satıcılardır. Ve herkesin kendi hedefleri vardır:

Bankanın hedefi nedir?

Banka müşterileri için 100 bin doları Euro’ya çevirmek için piyasaya geldi. Banka bunun için bir ödül alacak. Yani, müşteri ona bir para birimini başka bir para birimiyle değiştirmesi için bir komisyon ödeyecek.

Müşterinin hedefi nedir?

Müşteri Avrupa’da bir iş kurmak istiyor, bu yüzden bankadan onun için dolar satıp euro almasını istiyor.

Müşteri, işler yolunda gittiğinde farklı iklime sahip bir ülkeye taşınmayı ve yeni bir araba satın almayı hayal eder.

Trader’ın bununla ne ilgisi var?

Bir yatırımcı bu durumu inceler ve şöyle düşünür:

“Bu durumda Avrupa’da alım satımlar bir trend haline geliyor. Bir ay içinde, X müşterisi gibi 3 kat daha fazla insan olacak. Yani Euro’ya talep artacak. Satın almam gerekiyor!”

Trader üç pozisyon açar:

İlk başta fiyat yatay gider, ancak yatırımcı bunun için özel bir plan hazırlamıştır. “En doğru saatini” bekler ve euro grafiği tam belirlendiği hedefe ulaşır. Tahmin doğru olduğu için trader kazanç elde eder.

Güzel bir örnek bulduk, değil mi?

Ama bunun sebebi sadece parada değildir. Herkesin fx piyasasını bu kadar çok sevdiğini anlatacağımız 2 nedenimiz daha var:

2. Para birimleri 24/5 kullanılabilir

Bu, döviz çiftleriyle ister sabah 4’te ister 5’te işlem yapabileceğiniz anlamına gelir.
Döviz piyasasında en az 26 döviz çifti mevcuttur. Başlangıç için hangisinin daha avantajlı olduğunu birazdan inceleyeceğiz.

3. Döviz piyasasında** dünyadaki en likit piyasa forex piyasasıdır

En önemli sebeplerinden biridir. Para birikimi (para birikimi burada gerçekten anlatılmak istenen şey midir?), likidite nedeniyle istediğiniz zaman döviz alıp satabilirsiniz. Bunun için sadece terminalde onun fiyatını belirtmeniz ve “satın al” veya “sat” düğmesine tıklamanız yeterlidir:

Aynı likidite nedeniyle, biraz sonra konuşacağımız formasyonlar çalışır.

Şimdi 16. yüzyılda Belçika’ya dönüyoruz. ***(anlamsız cümle, silindi)

 

Bölüm 2: Önce, biraz trading’in geçmişine dönelim

Kesin bir tarih yok, ancak ilk trading işleminin 16. yüzyılda Belçika’da Antwerp kasabasında ortaya çıktığını tahmin ediyorlar.

O zamanlar altın, gümüş ve mal alım satımı vardı. Tarihçilere göre, 1531’de Antwerp’te, malların ve devlet tahvillerinin alınıp satıldığı ilk borsa açıldı.

Bu arada, Antwerp hala Avrupa’nın en önemli ikinci limanıdır.

Anvers, Belçika

 

Japonya’da Trading

Diğer tarihçiler, ilk hisse senedi alım satımının 18. yüzyılda Homma Munehisa adlı yerel bir pirinç tüccarının pirinç balyası vadeli işlemlerini sağa ve sola dağıtmaya başladığı Japonya’da çıktığını söylüyor.


Homma, büyük ihtimalle, yatak örtüsünün üstüne oturur

 

Homma başarılı bir yatırımcıydı:

  • Hiç kimsenin duymadığı bir aralık grafiği çizdi
  • Pirinç fiyatlarının tarihini okur ve incelerdi: Tüccarların deneyimlerinden daha iyi ticaret yapmayı öğrendi

Homma herhangi bir iş adamıyla çalışmıyordu, farklı yaşam alanlarından satıcılarla çalışıyordu. 18. yüzyılda tüccarlar riski bu şekilde çeşitlendirirdi.

Daha sonra Munehisa, Japon mumlarını tanıttı. Ama onlardan sonra bahsedeceğiz.

Tarihin bir sonraki aşaması 20. yüzyıla denk geliyor – Wall Street’te işlemlerin en parlak günü. Herkes, brokerlerin kolayca güvenen yatırımcılara, dürüst olmayan bir şekilde para kazandığını gösteren Para Avcısı (The Wolf of Wall Street) filmini hatırlıyor.

Ama hayat devam ediyor. Teknolojiler ise olduğu yerde durmayıp geliştirilmeye devam ediyor. Artık kimse bir işlem yapmak için brokerleri aramaz. Bugün herkesin elinde elektronik işlem ağları ve ECN hesapları var.

Alım satımlar artık bilgisayarlarla yapılır

 

Başlamak için sadece şunlara ihtiyacınız var:

  • Broker şirketinde bir hesap oluşturma
  • Minimum depozito (genellikle 100$ yeterlidir)
  • Grafikteki fiyatı inceleyebilme

Bunun yanında öğrenme isteği de gerekir.

Hala bizimle buradaysanız sizin için bir sonraki bölümü hazırladık:

Yeni başlayan birinin döviz piyasasında başarılı olması için hangi becerilere ihtiyacı var?

Deneyimli traderlar, para kazanmanın mümkün olmayacağı 3 önemli şeyi belirtir:

  • Grafik okuma yeteneği. Daha doğrusu, teknik analiz ile ilgili bilgiye sahip olma.
  • Haber okuma becerisi. Buna temel analiz denir
  • Son olarak, disiplin.

Bunları sırayla inceleyelim:

 

Bölüm 3: Yeni Başlayan Yatırımcılar için Teknik Analiz Rehberi

Teknik analiz bir grafikteki fiyatı okumayı öğrenmek için gerekir:

Traderlar olarak ilgilendiğimiz konular:

  • Şu anda neler oluyor? (gelmesi gerek)
  • Daha önce ne oldu? (gelmesi gerek)
  • Gelecekte ne olacak?

Teknik analizde farklı yöntemler kullanılmaktadır:

  • Destek ve direnç bölgeleri
  • Trend analizi
  • Fibonacci sayıları

Birden fazla yöntem olduğu için paniklemiş olabilirsiniz. Ama önce aşağıdaki tabloya sessizce bir göz atalım:

Grafik EUR/USD – Euro Amerikan doları çiftini gösterir. İlk başta fiyatın arttığını görüyoruz, ancak bir noktada duruyor ve yanlara doğru hareket etmeye başlıyor.

Yukarıdan, direnç seviyesini test ediyor, çünkü trader’lar Euro satıyor.

Fiyat aşağıdan destekle karşılaşıyor. Bu bölgedeki alıcılar, fiyat düştüğünde yakında yükseleceğini düşünür. Bazı yatırımcılar ise herkes öyle yaptığı için satın alır.

Böylece EUR/USD kurunun iki bölge arasına sıkıştığı ortaya çıkıyor.

Böylece matematiğe girmeden ilk grafik analizinizi yaptınız! Tebrikler!

Japon Mum Grafik Teknikleri

Japon mum çubukları teknik analizde büyük ve çok önemli bir bölümdür. Bu bölümde onları inceleyeceğiz.

Tahmin ettiniz gibi, mumlar Japonya’da icat edildi. Dikkatlice okuyanlar, mumların “babasının” 1750-1760’ta pirinç işlemi yapan Homma Munehis’in aynısı olarak kabul edildiğini hatırlar.

O zaman mumlarla bir tablo çizme fikri ortaya çıktı. Bu arada, Homma bunu manuel olarak yaptı:

Japon mum çubuğuı: yükselen ve düşen

 

Homma günlerinde internet yoktu, bu yüzden mumlar dünyada yayınlanmadı. 1980’lerin sonlarında, Amerikalı bir analist ve trader olan Steve Neeson, bir brokerden, traderlarının işlemlerinde başarısız bir şekilde mum kullanmaya çalıştıklarını öğrendi.

O zaman Amerika’da kimse mum çubuklarını bilmiyordu. Neeson araştırmaya başladı ve 1989’da en çok satanı olan ünlü Japon Mumları. Finansal piyasaların grafik analizi adlı kitabını yayınladı.

 

Kitap tüm dünya için bir keşif haline geldi. Daha önce traderlar çubuk grafikler kullandılar.

Neeson’dan sonra, dünya çapında mum analizi hayranları ortaya çıkmaya başladı. Böylece yatırımcılar “babası” Steve Neeson olarak kabul edilebilecek yeni bir teknik analiz versiyonu olan “Fiyat Hareketi”yle tanışmış oldu.

Not: “Fiyat Hareketi” terimi, Western Forum ForexFactory’de tanıtıldı ve popüler hale getirildi.

Bugün mumsuz bir grafik **grafik değildir. Her profesyonel trader, mum çubukların sinyallerini nasıl okunması ve incelenmesi gerektiğini bilir:

Her mumun gölgeleri vardır: Aşağı ve yukarı fitiller.

Beyaz (yükselen) veya siyah (düşen) olabilen bir gövde vardır. Grafikte, birçok traderın yaptığı gibi gövdelerin rengini yeşil ve kırmızı olarak değiştirebilirsiniz.

Mumlar nasıl çalışır?

Aşağıda, altında uzun bir gölge olan bir mumu işaretledik. Üst gölgesinin ve gövdesinin küçük olduğuna dikkat edin. Böyle bir mum, belirli bir trader davranışı kalıbı içerdiğinden, genellikle bir geri dönüş sinyali haline gelir:

Çekiç ters desen

 

Bu mum çekiç olarak adlandırılır ve bize satıcıların piyasadan düşük fiyatlarla çıktığını söyler. Birazdan alıcılar işe başlar ve muhtemelen fiyat yakında artacaktır. Aynı örneğimizde olduğu gibi.

***Alım satımın olasılıklı doğası

“Mümkün” kelimesini bir nedenden dolayı vurguladık. Mesele şu ki, işlemlerde sinyalinizin, fikrinizin veya stratejinizin %100 çalışacağının garantisi yoktur.

İşlemlerin doğası budur: kimse fiyatın bir gün, hafta veya ay içinde nasıl olacağını kesin olarak bilemez. Bildiğini söyleyenler ise sadece uyduruyorlardır.

Piyasaya giriş başarılı olmadığında, traderlar bir işlem stratejisi veya işlem planı kavramını ortaya çıkardılar – bir işleme girmeden önce okunması gereken bir kontrol listesi:

Plan:

  • Piyasaya giriş başarılı olduğunda, geleneksel olarak yeşil yanar
  • Piyasaya giriş başarısız olduğunda, plan boş yere para harcamanıza izin vermeyecektir.

Evet, teknik analizin doğası budur – net değildir. Ayrıca garanti vermez. Ama birinin bunu vermesi gerekiyor mu? Elbette %100 doğruluğa asla ulaşamayacağız ama en azından deneyebiliriz.

Bunun için temel analizimiz var:

 

Bölüm 4: Yeni Başlayanlar için Temel Analiz Rehberi

Grafikteki mumlar ve bölgeler iyidir, ancak işlemlerde gerçek verilerle çalışmak daha mantıklıdır. Para birimi işlemlerine yeni başlayanların bilmesi gereken en popüler üç ölçüm hakkında konuşalım:

1. GSYİH

Para biriminin genel istatistiğini nereden alabiliriz? Cevabı GSYİH’dır.

Belki okuldan ya da üniversiteden hatırlarsınız GSYİH bir ülkenin gayri safi yurtiçi hasılasıdır. Basit bir ifadeyle GSYİH, bir ülkenin ürettiği tüm mal ve hizmetlerin toplamıdır.

2019 için ülkeye — ülkelere göre GSYİH

 

Bu genellikle bir yüzdedir ve üç ayda bir yeniden hesaplanır. Gösterge büyürse, ülkenin para birimi güçlenebilir. GSYİH düşerse, ülkenin para biriminin düşmesi muhtemeldir.

2. İşsizlik

Hoş olmayan bir söz, değil mi? Acaba analistler neden “istihdam oranı” terimini kullanmadılar? Kulağa daha hoş geliyor.

İşsizlik, ekonomik büyümenin önemli bir göstergesidir. Anladığınız gibi, para biriminin de göstergesidir. İşsizlik oranı ne kadar düşükse, o kadar çok insan mal ve hizmet üretir. Bu GSYİH’yi (ve para birimi) artırır .

Bu ilkeyi bir kural olarak güvenle vurgulayabiliriz:

Güçlü bir ekonomi, güçlü bir para birimine eşittir . Zayıf bir ekonomi, zayıf bir para birimine eşittir.

3. Faiz oranı

Ülkelerin merkez bankaları (CB’ler), para birimlerinin döviz kurlarını eşit tutmak için sürekli çalışıyor .

Bunu yapmak için en güçlü araçları olan faiz oranını kullanırlar:

Faiz oranı öyle bir enstrümandır ki, Merkez Bankası ekonomiyi istenilen yere getirmek için gerektiğinde çeker.

Oran aşağıdaki prensibe göre çalışır. Merkez bankası, ticari bankaların (size kart, ipotek ve kredi verenler) ana borç verenidir.

Ana borç verenimiz (CB) her gece yerel bankalardan küçük bir yüzde alır.

Ticari bankalar insanlara ve işletmelere kredi verir, ancak kendileri merkez bankasından kredi alırlar.

Merkez Bankası oranı yükselttiğinde, ticari bankalar için kredi daha pahalı hale gelir. İnsanlar ve işletmeler için de büyür.

Merkez Bankası ülkedeki para akışını şu şekilde düzenler:

  • Düşük faiz oranı, insanların daha fazla kredi almasına olanak tanır
  • Yüksek bir oran, aksine, kemeri biraz sıkmamız gerekiyor demektir

%0.1’den kredi almak %5’ten daha iyidir, değil mi?

4. Bonus: Piyasa Duyarlılığı

Aşağıdakileri gösteren bir indikatöre ne dersiniz:

  • yükseliş pozisyonunda olan traderların sayısı
  • düşüş pozisyonunda olan traderların sayısı

Bu indikatöre “piyasa duyarlılığı” veya piyasa katılımcılarının duyarlılığı denir.

Bununla ilgili tek bir sorun var – gösterge net değildir ( tıpkı trade dünyasındaki diğer her şey gibi). Her borsada, brokerların ve fonların farklı numaraları olacaktır.

Diyelim ki kripto para borsası gibi bir merkezi yok. Bankalar, traderlar ve fonlar elektronik ECN ağları aracılığıyla işlem yapar.

Bu nedenle, veri çekilecek tek bir kaynak yoktur. Bu nedenle, “piyasa duyarlılığını” ana sinyal olarak değil, ek bir sinyal olarak ele alın.

Net olmayan temel analiz

Tahmin edebileceğiniz gibi temel analiz, teknik analiz gibi %100 sinyal vermez.

Öyle oluyor ki iyi ekonomik haberler çıkar, ancak bir nedenden dolayı fiyat düşer. Bazen de tam tersi olur.

Bu hikayelerden birini sizinle paylaşmak istiyoruz:

Haber alım satımı yapanlar Tesla’yı nasıl düşürdüler?

2017’de, yeni Model 3 elektrikli otomobilin piyasaya sürülmesinden hemen önce, Tesla hisseleri hızla büyüyordu:

Yatırımcılar Tesla’nın yeni modelinin güçlü olacağına inanıyorlardı. Grafikte de gördüğünüz gibi şirkete para ayırmadılar.

O sırada Tesla’nın etrafında bir kaos yaşanıyordu. Analistler oybirliğiyle şirket ile ilgili aşağıdaki bilgileri paylaştılar:

  • Bakiyede para yok
  • Yine kârsız çeyrek
  • Korkunç borçlar

Bazı açılardan haklıydılar: Tesla’nın fon ve borç sıkıntısı vardı. Ve traderlar bunu anladılar, ancak yine de “gelecek için” şirkete para yatırdılar.

Sonunda kim kazandı, biliyor musunuz (yukarıdaki grafiğe bakıın)? Fiyat. Son sözü hep o söyler.

20. yüzyılın en iyi traderlarından biri olan Jesse Livermore daima şöyle söylerdi:

“Nasıl açıklayacağımı bilmiyorum ama pazarda kendimi asla kaybetmedim ve fiyatlar ile tartışmadım. Piyasadan intikam alma düşünceniz olabilir ama inanın bunun bir faydası yok.”

Onun alıntısından şu sonuca varıyoruz:

Temel haberlere bu kadar kolay inanmayın

Ekonomik göstergelerin doğru olmadığını gözlemliyoruz. Onları kullanarak piyasaya giriş yapmak işe yarayabilir veya hiç çalışmayabilir.

Bu nedenle, 5 asır önce olduğu gibi, uzun vadeli en iyi strateji, teknik ve temel analizin birleştirilmesidir. Her iki analizi birleştirin ve tahminlerinizin doğruluğunun önemli ölçüde arttığını görün.

Ayrıca daha fazla kazanmanıza yardımcı olacak bir nokta daha var: bir veya iki varlığa odaklanın. Bunlar hangileri?
 

Bölüm 5: FX’e Başlayanlar Döviz Çiftlerini Nasıl Seçebilir?

Tüm para birimleri 3 kategoriye ayrılır:

  1. Majör çiftleri
  2. Minor çiftler
  3. Ve egzotik

Majör çiftleri

İngilizceden majör “ana” anlamına gelir. Majörler, dolar karşısında işlem gören döviz çiftleridir:

  1. EUR/USD, Euro veya Eurodollar
  2. GBP/USD, pound
  3. USD/CHF, frangı
  4. USD/JPY, Japon yeni
  5. USD/CAD, Kanada doları
  6. NZD/USD, Yeni Zelanda doları
  7. AUD/USD, Avustralya doları

Majörler en likit ve güvenilir çiftlerdir. Onlarla işlemlere başlamak daha uygundur.

Minor çiftler

Çapraz döviz çiftleri. Neden çapraz? Çünkü dolar yok.

Bu çiftleri bozdurmak için önce dolarla, sonra birbirleriyle değiştirilirler. Bunlar:

  1. GBP/JPY,
  2. EUR/GBP
  3. CAD/JPY
  4. AUD/CAD

Ve diğer çiftler

Bu çiftlerin alım satımları biraz daha zordur: likiditeleri majörlere göre daha düşüktür.

Egzotikler, bu arada, işlemleri en zor olanlardır:

  1. EUR/TRY
  2. USD/SEK
  3. USD/NOK
  4. USD/DKK
  5. USD/ZAR

Yeni başlayanlar için en kolay ve en zor çiftler

EUR/USD’ın işlemleri en kolay parite olduğunu sık sık duyarız. Bu bir efsanedir: trade serüveninizin başlangıcında EUR/USD işlemleri yapmak çok zor olacaktır:

EUR/USD bir haber çıktığında

 

EUR/USD, yukarıda yazdığımız düzinelerce mikro ve makro ekonomik göstergeden etkilenir:

  1. Avrupa Merkez Bankası (ECB) faiz oranı
  2. İşsizlik oranı
  3. Euro Bölgesi GSYİH
  4. ABD Federal Rezerv Bankası’nın faiz oranı

Ayrıca jeopolitik, **bu işlemlerin ayrılmaz bir parçasıdır. Uzun vadede, devletlerin ve para birimlerinin durumu buna bağlıdır.

EUR/USD işlemi yapmak istiyorsanız, Avrupa ülkelerinin başkanlarını ve ECB’nin başkanını takip edin. İşlemlerinize faydalı olacaktır.

İşlemi en kolay olan döviz çifti

İşlem yapmak için en kolay döviz çifti nedir diye sorarsanız cevabı ise en iyi bildiğiniz döviz çiftidir.

Kelime tekrarı yoğunluğu

Bunu anlamak için önce kendinize bir soru sorun:

Hangi ülke bana daha yakın?

Belki Japonya? Ya da kanguruları, koalaları ve AUD/USD ile Avustralya?

Her para çiftinin arkasında iki ülke vardır. İki merkez bankası. İki başkan.

Her ülkenin düzenli olarak değişen kendi GSYİH’sı, işsizlik ve iskonto oranı vardır. Konuyu anladığınızı düşünüyoruz.

Lütfen unutmayın: Bir ülkenin her zaman pahalı para birimine ihtiyacı yoktur. Pahalı bir para birimi genellikle kalkınmaya müdahale eder, çünkü Merkez Bankası fiyatını yapay olarak düşürebilir. Bunu aklınızda tutun.

 

Bölüm 6: Döviz piyasasında para kazanmaya nasıl başlanır? İlk adımlar.

Hazırlık yapmadan yatırım ile ilgili bir bilgisi olmayan bir acemiden, işlem ilkelerini anlayan bir seviyeye geçtiniz. Artık para kazanma zamanı:

1. Fiyatları görüntüleyen programları seçin

Yatırımcılar genellikle TradingView’deki fiyatlara bakar ve MetaTrader4 veya 5’te işlem yapar.

Sırayla gidelim:

  • TradingView, fiyatları görüntüleyen ücretsiz bir platformdur.
  • MetaTrader 4/5 ücretsiz bir yatırım terminalidir.

MetaTrader’ın dördüncü ve beşinci sürümleri arasında neredeyse hiçbir fark yoktur, bu nedenle şimdilik dördüncüyü yükleyebilirsiniz.

2. ***İşlem stratejinizi belirleyin

İşlemlerin temelini zaten öğrendik: teknik ve temel analiz.

Artık fiyatları izlemek için TradingView ve alım satım yapmak için MetaTrader var.

Bu seviyede yapacak çok az şey kaldı: Yeni başlayanlar için uygun bir işlem sistemi seçin ve kazanmaya başlayın.

Bir işlem sistemi için gerekenler

Herkes sistemi uygun gördüğü şekilde yapar. Örneğin Japon mum çubuklarını seviyorsunuz ve onlardan para kazanmak istiyorsunuz. Mükemmel!

Şunlara ihtiyacınız var:

1. Formasyonların nasıl çalıştığını anlayın.

Bunu yapmak için Steve Neeson’un “Finansal Piyasaların Grafik Analizi” ve “Japon Şamdanlarının Ötesinde” kitaplarını okumanızı öneririz.

2. Grafikte formasyonları bulmayı öğrenin
3. Ne zaman çalıştıklarını ve ne zaman yanlış sinyaller verdiklerini anlayın
4. Ölçütleri bir not defterine, Google Keep, Notion’a veya benzer bir programında not alın.

Sadece bu koşullar altında işlem yapın .

İşte böylece para sizin cebinizde. Basit geliyor, değil mi? Altında bir bit yeniği vardır bunun.

Sorun şu ki, birçok insanda disiplin yoktur: sistem olmadan işlem yaparlar. Ve sonuç olarak para kaybederler.

Sorun şu ki, birçok insanda disiplin yoktur: sistem olmadan işlem yaparlar. Ve sonuç olarak para kaybederler.

İşlemlerde Disiplin

Aslında, tüm alanlarda disiplin önemli bir beceridir. Her şeyi plana göre yapmak sadece iyi traderların değil, aynı zamanda bir iş adamının, kariyercinin, sanatçının da bir özelliğidir… Genel olarak, olağanüstü bir şey elde etmek isteyen herkes buna sahiptir.

Dünyadaki her şey para, şöhret ve disiplin üzerine kuruludur. İkinci kelime tam anlamıyla traderlardan kaynaklanmaktadır.

Bu nedenle, piyasada milyonlar kazanan traderlardan disiplinle ilgili en iyi 6 alıntıyı sizin için derledik. Ve biliyorsunuz – alıntılar gerçekten ilham vericidir.

Spor ve ticaret

Hayır, trader olmak için sabahları koşmanıza gerek yok. Size sadece bir hikaye anlatmak istiyoruz.

2000’lerin başında, Wall Street aktif olarak sporcuları işe alıyordu. Bankacılar, sporcuların sporda (motivasyon ve disiplin) hedeflere nasıl ulaşacaklarını bildikleri için trade yapabileceklerine inanıyorlardı.

Böylece yanılmadılar: Sporcular daha sonra gerçekten servet kazandılar. Birçoğu Ivy League gibi spor odaklı üniversitelere geldi.

Ancak sporculardan bahsetmek, tradin — trade’in bir spor olduğu ve alım satım sürecinin sabahları müziksiz koşmak gibi sıkıcı olacağı anlamına gelmez. Profesyonel olmadan önce çok şey öğrenmeniz gerekiyor. Disiplin, becerilerden biridir.

Her güzel hikayenin bir sonu vardır. Az önce okuduklarınızı özetleyelim:
 

Bölüm 7: Ufak adımlarla başlayalım.

Bir Japon sözüne göre, binlerce kilometrelik bir yolculuk tek bir adımla başlar.

Bugün “döviz alım satımı ” adlı oyunun tüm seviyelerini inceledik . Yol boyunca birçok seviyemiz vardı:

Seviye 1: Neden herkes döviz piyasasını sever?***

FX en zengin ve en likit piyasadır.

Teknik ve temel sinyaller en iyi sonucu verir (bu sözler artık sizi korkutmuyor, değil mi?)

2. Seviye: ***Trade Geçmişi

Tüccarlar pirinç ticareti yapardı. Bir zamanlar hiç grafikleri yoktu (!)

Bu yüzden bugün biz çok şanslıyız: TradingView, MetaTrader, elektronik ECN hesaplarımız var ve mumların kendileri grafikte çiziliyor .

Seviye 3: Önemli Beceriler

Sadece ikisi var: teknik ve temel analiz. Üçüncüsünüde unutmayalaım, disiplin. Disiplin olmadan, Wall Street köpekbalıkları dünyasında çok uzaklara yelken açamazsınız.

Seviye 4: Trade için en iyi para birimleri

Bunlar majörlerdir:

  1. EUR/USD
  2. GBP/USD
  3. USD/CHF
  4. USD/JPY
  5. USD/CAD
  6. NZD/USD
  7. AUD/USD

Ayrıca EUR/GBP de bu listeye alabilirsiniz.

En yüksek seviye: AMarkets ile para kazanmaya nasıl başlanır

Tebrikler: Yeni başlayan bir traderın tüm seviyelerini geçtiniz!

Tüm seviyeleri geçmek için son bir adım kaldı: bir hesap açmanız, ona para yatırmanız ve dünyanın diğer ülkelerinden 350.000 müşterinin güvendiği bir broker ile alım satıma başlamanız gerekiyor.

FX trade’i sizi gerçekten motive ediyor mu? Biz de aynı duyguyu paylaşıyoruz. Ancak şunu unutmayın ki, yatırım yapmak risk taşır. Size araçları verdik ve nasıl kullanılacağını anlattık. Diğer kararlar tamamen size kalmış.

İşlem yapmadan önce, profesyonel traderlar ve yatırımcılara danışmanızı tavsiye ederiz.